Çin işi Japon işi bunu yapan iki kişi. Biri erkek biri dişi

Çin işi Japon işi

Evimizin olduğu sokak semtin en seçkin sokağıydı. Genelde Rum, Ermeni ve Musevi komşularımız vardı. Bizimle beraber birkaç Türk aile daha vardı. Belediyede görevli bir komşumuz öncülüğünde Arnavut Kaldırımı sokağımızı,  tüm sokak sakinlerinden para toplayarak motifli parke taşı yaptırtmıştık. Kısaca sokağımızın bir benzeri İstanbul’da yoktu.

Çin işi Japon işi
Çin işi Japon işi

Ama bu hangi çocuğun umurunda! Bizim için ‘Altı kaval, üstü Şişhane’ bir durumdu. Bizim telden yaptığımız iki tekerlek ve bir direksiyondan ibaret arabalarımızdan başka bir oyuncağımız yoktu. Oyuncak iştahımızı kesmek için İstiklal Caddesi ’ne çıkardık. Topu topu iki oyuncak mağazası vardı. Bunlardan biri Tünel Meydanı ‘na yakın olan Anapa Bonmarşe ve diğeri ise Galatasaray Meydanı ‘nı geçtikten sonra  Çin işi Japon işi bir Japon mağazası.

O zamanlar ortalıkta Çin işi Japon işi bir Japon mucizesi var. Aynı bugün Çin mucizesi olduğu gibi. Yapılan her yeni icat ve satılan her ürün Japon malı olarak tanınıyor. Hatta millet olarak o kadar etkilenmişiz ki bu tür malları tanımlamak için bir tekerleme dahi uydurmuştuk.

“ Çin işi Japon işi bunu yapan iki kişi. Biri erkek biri dişi”

Bugün düşününce bu tekerlemedeki “Çin işi” sözcüğü 40–50 yıl önce, Çinlilerin daha esamesi okunmuyorken nereden çıkmış. Yoksa bugün ülkemin üreticilerini ve ekonomisini zor duruma sokan Çin mallarının piyasayı istila etmesinin tohumları daha o günlerde bu tılsımlı tekerlemeyle mi atıldı? Valla olur mu olur. Ne de olsa;

“ Çin işi …”

Çin işi Japon işi

COPYRiGHT © 2017 FOTOSELLİ BLOG - Aktif Ziyaretçi 2 | Bugün 24 | Dün 176 | Bu Hafta 259 | Bu Ay 1684 | Bu Yıl 65867 | Toplam 214573