Elektronikçi imam büyücü peşinde!

Yıllar önce bir arkadaşımın tavsiyesi ile bir imam işyerime ziyaretime geldi.  Eskiden camide imamlık yaptığını fakat zamanla içindeki para kazanma hırsının baskın çıktığını, imamlığı bırakıp elektronikçi olmaya soyunduğunu anlattı.

Elektronikçi imam büyücü peşinde!

İmamlığı bırakıp elektroniğe geçmesi de bir namaz sırasında olmuş. Ani bir kararla bu son görevim deyip basmış istifayı, olmuş elektronikçi.

O kararının detayını da şöyle anlattı. Bir ara camilerde namaz vakitlerini gösteren manuel saatler vardı. Yani ilgili kişi bir sonraki ezan saatini caminin girişindeki bu saatin akrep ve yelkovanını elle ayarlayarak cemaate bildirirdi. Bizim imamın görevli olduğu camide ve görebildiği bir yerde de böyle bir saat var. Fakat bizim imam her seferinde birilerinin bu saati kendine göre ayarlamasına çok kızıyor. İşte bu noktada ilk defa vakitmatik denilen elektronik otomatik namaz vakitleri cihazının ilk modeli imamın kafasında canlanıyor ve imamlığı bırakmasına sebep oluyor.

Sonunda hoca cihazı ürettirmeyi başarıyor ve satışlara başlıyor. Satışlar o kadar artıyor ki yurtdışından dahi ciddi siparişler alıyor. Fakat cihazda zamanla müşterilerinde tespitleri doğrultusunda birtakım teknik eksiklikler buluyor ve yeni gelişmiş bir model düşünürken yolu bana düşüyor.

İmam efendi ile bu ön görüşmeden sonra Pazar günü sabah 8 de onun işyerinde buluşmak üzere ayrıldık. Pazar günü geldi ve ben sabah imamın işyerine gittim fakat henüz kendileri teşrif etmemişlerdi. Saat 8 buçuk oldu henüz imam yok. Cepten aradım telefonu çalıyor fakat açmıyor. Saat 9’a kadar sabırla bekledim. Ne arayan, ne gelen ver.

Yanımda kalem kağıt olmadığından geldiğimi belirtecek bir not yazamadım. Randevuya geldiğimi ispatlayacak bir şeyler yapmalıydım. Çevrede kilit üstüne bağlayacak tel, ip veya benzeri bir şeyler ararken bir ayakkabı bağı buldum. Bu bağı işyerinin asma kilidinin geçtiği yerden geçirdim ve çoluk çocuk çözemesin iki üç kere düğümledim. Yani imama bu şekilde geldiğimi ispat edecek ona benim gelmediğimi iddia edecek yalan söyleme fırsatı vermeyecek günaha girmesini de önleyecektim!

Benim için bu işbirliği daha başlamadan bitmişti. Üstelik üzerinden 3 gün geçmesine rağmen elektronikçi imamdan bir haber yoktu ve bu durumda benim hoşuma gitmişti.

Derken imam efendi 4 üncü gün çıkageldi. Hiç bir şey olmamış gibi rahat ve neşeli! Kendisine hiç sıcak davranmadım. Ikına sıkıla görüşemediğimizi söyledi. Bunun üzerine kendisinin sözünü tutmadığını benim geldiğimi ve bunu da ispatlamak için asma kilidin üzerine bir ayakkabı bağını düğümlediğimi anlatınca bir anda yüzü güldü ve çok neşelendi!

Meğerse bizim imam bana özür dilemeye veya başka bir şey için gelmemiş. Kilidin üzerindeki bu düğümleri kendisine büyü yapılmış olduğu şeklinde yorumlayan imam efendiyi bir korku sarmış. Üç gündür uykuları kaçmış, işi gücü bırakmış büyücü arıyor. Ve bunu benim yaptığımı öğrenince rahatlıyor. Randevusuna gelmiş gelmemiş kimin umurunda!

Şahsiyet! arkasına dahi bakmadan zıplaya zıplaya neşe içinde çıkıp gitti. Büyücü bulunmuştu daha ne olsun ki!

COPYRiGHT © 2017 FOTOSELLİ BLOG - Aktif Ziyaretçi 2 | Bugün 24 | Dün 176 | Bu Hafta 259 | Bu Ay 1684 | Bu Yıl 65867 | Toplam 214573