İstanbul’da suya gizli zam

İSKİ, 1 Ocak 2015 tarihinden geçerli olmak üzere, 10-20 metreküplük suya yüzde 30,75, 21 metreküp ve üzeri suyun fiyatına ise yüzde 91,2 zam yaptı. Zam haberi verilmeyen vatandaş önümüzdeki ay yüzde 40-50 daha yüksek fatura ödeyecek.

İstanbul’da suya gizli, yüksek ve adaletsiz zam

İstanbul’da 2014 Aralık tarihinde, 4,13 lira olan suyun metreküp fiyatında kullanım miktarına göre kademeli artışa gidildi. Yeni tarife ile 10 metreküp ve üzeri tüketim miktarındaki suyun metreküp ücretine yüzde 30,75 zam geldi. Ayrıca Ocak ayı başından itibaren konutunda 11 ilâ 20 metreküp (20 metreküp dahil) su tüketen aboneler bir metreküp suya KDV hariç 5,40 lira ödeyecek. Aynı şekilde konut başına 21 metreküpten fazla kullanım ücreti ise KDV hariç yüzde 91,2 oranında artışla 7,90 liraya çıktı

Yukarıda özetlediğim bu zam haberinin eleştirisi zammın gizliden ve yüksek oranlarda yapılmasına. Fakat benim üzerinde durmak istediğim bir nokta daha var. Üstelik çok haksız ve adaletsiz bir yönü. Suya kademeli zam adaletsizliği.

Hane başına su kullanım miktarı elektrik kullanımından farklılıklar gösterir. Hane nüfusunun fazlalığı elektrik tüketimini ortak kullanım özelliğinden dolayı fazla etkilemez. Ama su kullanımı için aynı şeyi söyleyemeyiz. Çünkü su kullanımı kişisel kullanıma bağlı oluğundan hane nüfusu ile yaklaşık olarak doğru orantılı olarak artar.

Su kullanımını bu şekilde ele aldığınızda ve tüketim miktarına göre kademeli fiyat artışına gittiğinizde büyük haksızlık yapmış olursunuz. Çünkü tüketim artışına bağlı kademeli fiyat artışına sebep olan kişiler müstakil olarak yaşamış olsalardı su faturalarını zamsız olarak normal fiyatlardan ödeyeceklerdi. Kısaca artışa neden olan nüfusun bir arada yaşaması suyun hoyratça kullanıldığını göstermemektir ki faturalar yükselsin. Tam tersine beraber yaşamak aile bazında ekonomik olduğu gibi ülke kaynaklarının kullanımında büyük bir tasarruf getirmektedir. Bunu görmezden gelip gerekli su kullanımını savurganlık olarak düşünerek kademeli zamma giden idarecilerin mühendisliklerinden, zekalarından, dürüstlüklerinden ve bir kamu kuruluşu olmaları itibarıyla tüketicilerin ekonomik çıkarlarını koruma niyetlerinden şüphe duymamak elde değil.

Elbette bu düşünceme uymayan su hoyratça kullanan konutlar vardır ve hatta dikkatli kullananlardan daha da fazla olabilirler. İSKİ idarecileri tüketime bu yönü ile bakıp kademeli zam uygulamasına geçip, suyu dikkatli kullananların hakkını yiyemez.

Peki ne yapılabilir? Anlaşılıyor ki zammı makul bir seviyede tutmak işlerine gelmiyor. O zaman konut nüfusunu ikametgah durumuna göre tespit eder, faturayı da nüfusa dayalı oluşturarak adaletsizlik yapmamış olursunuz. Üstelik bu durumda su savurganlığını da önlemiş olursunuz. Tabii eğer niyetiniz gerçekten bu ise!

Bugün Davos ‘dan sayın bakan Babacan’ın bir açıklamasını canlı olarak kendisinden duydum. Petrol fiyatlarında aşırı düşüşün Türkiye için bir fırsat oluğunu, uygulanan para politikalarından taviz verilmeden, aradaki farkın kara günler için tasarruf edileceğini açıkladı. Yani abartırsak, petrolü bedava verseler dahi biz benzin ve motorine zam yapacağız mantığından bir taviz yok. Bu politikayı su fiyatlandırması için de uygulayabilirler. Ayrıca barajların dolu olmasından dolayı taviz verilmeyecek açıklaması yapılmasına gerek var mı?

COPYRiGHT © 2017 FOTOSELLİ BLOG - Aktif Ziyaretçi 4 | Bugün 92 | Dün 176 | Bu Hafta 327 | Bu Ay 1752 | Bu Yıl 65935 | Toplam 214641