Olimpos / Antalya çam kokulu doğal yaz tatili

Olimpos bu seneki tatilim için uzun zamandır planladığım bir yerdi ve gerçekleştirdiğim için çok memnunum. Ana hatlarıyla fazla bozulmamış doğal bir ortamda güzel bir tatil geçirdim.

Antalya Olimpos Yaz Tatili

Arabayla 900 km yol yorgunluğu bir gece dinlenmeden sonra ortamın güzelliği ve deniz sayesinde kalmadı. Aynı yolu dönüşte yaptığımız halde bir haftadır yorgunluğu üzerimizden atamadığımızı söylersem Olimpos’un üzerimizdeki etkisini daha güzel anlatmış olurum diye düşünüyorum.

Gece saat 2 ye on kala  ilk tatil planımız Fethiye Ölüdeniz ‘e gitmek üzere İstanbul’dan yola çıktık. Artık geceleri iyi göremediğim için arabayı gün ağarana kadar oğlum kullandı. Sabah Burdur’ dan Fethiye yönüne saptık ve Ölüdeniz ‘e vardık fakat orada fikir değiştirip tekrar Olimpos ‘a yöneldik. Muhteşem çam ormanları arasındaki yollardan yorucu ve uzun bir yolculuktan sonra saat gündüz 3 gibi Olimpos ‘a vardık. Bu arada Olimpos ‘a sadece Metro Turizm otobüslerinin gittiğini hatırlatayım. Kalacağımız yer için kızımın yıllar önce kaldığı ve tavsiye ettiği Diva ağaç evleri tercih edecektik. Fakat hotel bu sene başında el değiştirerek yenilenmiş ve çok elit bir ortam oluşmuş.

Divasa Hotel

Kalmak için Divasa Hotel ‘e karar verdik. Fiyatlar çok uygundu. Odalar ahşap, klimalı, banyolu ve çok temizdi. Fiyata portakal ağaçları altında ki muhteşem sabah ve akşam yemekleri de dahildi. Tüm malzemeler çok kaliteli olduğundan hiç mide ağrısı çekmediğimi söylemeliyim. Üstelik her akşam saat 9 dan 1 ‘e kadar canlı müzik olarak türküler vardı. Mesut kardeşimizin sazı ve sesi Ersin kardeşimizin gitarı eşliğinde her akşam türkü ziyafeti çekerlerken efendilikleri ile de çok dikkat çekiciydiler. Bu arada Hotel sahibi Nazım beye de bu kaliteli ve ekonomik hizmet anlayışı için de teşekkür etmeden geçmemeliyim. Her müşterisi ile yakından ve candan olarak bıkmadan ilgilendiler.

Olimpos Antik Şehir Devleti

Otelde o akşamı yemekten sonra canlı müzik eşliğinde dinlenerek geçirdik. Sabah kahvaltıdan sonra plaj yolunu tuttuk. Yaklaşık 1 km civarında çam ağaçları ve 1400 yıllık  tarihi Likya kalıntıları arasında yürüyerek plaj girişine sıkılmadan ve yorulmadan geliniyor. Plaj girişi belediyeye ait ve ücretli. 7.5 liraya 10 kullanımlık kart ile giriliyor. Girişten sonra bir miktar daha tarihi kalıntılar arasından yürüyerek plaja varıyorsunuz. Plaj ufak bir dere tarafından ikiye ayrılmış. Sağdaki ufak kısmı tercih ederseniz denize girdiğinizde dereden gelen mevzii soğuk su akıntıları sizleri ürpertebilir. Soldaki büyük bölüm ise çok geniş ve deniz temiz ve sabit sıcaklıkta. Plaj sahili kumsal değil. Çakıl taşları üzerinde güneşlenirken güneş şemsiyesini unutmamalısınız. Şemsiyeniz yoksa altında “Dikkat, yukarıdan taş düşebilir” yazan, üzerinde tarihi kalıntılar olan tepenin dibinde gölgede oturmak zorunda kalabilirsiniz! Bu plaja geçmişte caretta caretta ‘ların yumurtlama alanı olduğu için giriş yasakmış. Fakat anlaşılan şimdilerde gelen giden yok. Onun için güneş şemsiyenizi kuma saplarken korkmanıza gerek yok.

Olimpos Plaj

Bir gün ben kıyıda güneşlenirken eşimin denizde büyük ve dolu bir çöp torbasını kıyıya sürüklemeye çalışırken gördüm. Eşim torbayı sahile çıkarmayı başardı fakat torba sürtünmeden yırtılarak içindeki çöplerin bir kısmı kumsala dağıldı. Tam o sırada oradan geçen yaşlıca bir turist hayretler içinde kala kalarak eşime bunu denizden mi çıkardığını sordu. Utancım bir kat daha arttı. Torba büyük ihtimalle plaj koyuna demirleyen tur teknelerinden birinden atılmıştı.

Denizlerimizi Kirletmeyelim

Tam plajdan çıkışımıza rastlayan bu olay canımızı çok çıktı. Dönüşte belediye yetkililerine bu durumu anlatıp bir öneride bulundum. Eskiden, belki şimdilerde de sokak köşelerinde çöp atılan yerlere “Buraya çöp döken eşek oğlu eşektir” yazardı. Bunu örnek vererek yetkililere hangisinin daha az ayıp olacağını sordum. Denizlere ve çevremize çöp atmanın mı yoksa böyle yerlere “Buraya çöp döken eşek oğlu eşeğin taa kendisidir” diye mi! Umarım artık herkes tedbir alır.

Dönüş yoluna çıkmadan bir gün önce sabah arabayla yarım saat mesafedeki Ardasan ‘a gittik. Hani şu bir ay önce çam ormanının yandığı bölgeye. Muhteşem ve uzun bir plaj ve şahane bir deniz. Plaj kum fakat oteller biraz pahalı. Yeni keşfedildiğinden fazla da kalabalık değil. Eğer Olimpos ‘a giderseniz buraya da mutlaka uğrayın.

Son gün arife günüydü ve dönüş yoluna kahvaltıdan sonra saat 10 da çıktık. Dönüş yolumuz çok sıkıcı oldu. Sapanca kısmına gelince tatile yeni çıkanların oluşturduğu trafiği görünce durumumuza sevinmedik değil. Sonuç tam 8 saatte evde olmuştuk.

El değmemiş bir ortamda oldukça doğal bir tatil geçirmek isteyenlere Olimpos ‘u kesinlikle öneririm.

COPYRiGHT © 2017 FOTOSELLİ BLOG - Aktif Ziyaretçi 2 | Bugün 80 | Dün 107 | Bu Hafta 187 | Bu Ay 2517 | Bu Yıl 63315 | Toplam 212021